Zorlukları aşmaya GÜÇ VEREN yazı

10
799

“Sonuçları değil, başlangıçları değiştirmek gerek.’’ Alain

 

Olay 58 yıl önce Newyork li­manında geçer. Rıhtıma bağ­lı gemiye binmekte olan yol­culardan biri 4 yaşındaki ço­cuğunun elini nasılsa bırakır ve zavallı kızcağız merdivenden yu­varlanarak denize düşer. Geminin rıh­tımdan bir metre kadar açılması lâzım ki, çocuk kurtarılabilsin. Zamanın az­lığı, geminin manevra yapmasını en­geller. Rıhtımda bulunan 130 kişinin var gücüyle gemiye dayanması görü­nen son çaredir. Gücünü sevgiden alan insan kollarına ihtiyaç vardır yalnız. Coşkuyla 260 kol ve elin biraraya gel­mesiyle maksat bir anda gerçekleşir.

“İnananlar bir kişi gibidir.” (Hadis-i Şerif) Kâinat bu birlikteliğin örnekleriy­le dolu. Suyun iki elementini düşüne­lim. Hidrojen ve oksijen. Biri yanıcı, diğeri yakıcı gazdır. Bunlar biraraya gelip birleşince su olur, ya­kıp kül eden yangın bu suyla söndürülür. H2 ve O. Sen, ben ve O…

Gerçekçi ol. Bu gün ve geceden ancak dünün getirdiğini iste! İnsan kötülük yaparsa sorumludur, öbürü de o kötülüğe vesile ol­duğu, düzeltmediği, engellemediği, karşı çıkmadığı için. Bu hayat zehiri de, şi­fayı da yetiştiren öyle bir ağaçtır ki; meyvelerini ancak gayret ehline sunar.

Görünüşe aldanma. Kötülüklerin çoğu kendini iyi sayanların hazin za­afından doğar. Güçlü oldukları halde yapmadıkları için sonunda onlardan zaman intikam alır. Karanlık aslında güneşin yokluğudur, kaçış bir aldanış­tır. Asla değiştirmez birkaç kelime gerçeği. Geleceği satın alabilecek tek şey bugündür. Bir iş ya vardır ya yok­tur. Asıl kötülük hareketsiz kalıp “Bir- şeyler yapalım!” denildiğinde başlar.

İçimizdeki kaynak harekete geç­meli. Dikkat etmiyor musun? Tohum­lar yanşıyor. Sahnede neden yoksun?

Kâinatta herşey hareket halindey­ken sen neden ve neyi bekliyorsun? Hayatın şerri seyretmekle geçmedi mi? Sen şerri seyrederken şer bütün bel­deleri istilâ etmedi mi? (Erdemli Şehir’den)

Saati kurar. Zaman gelir, saat başucunda çığlıklar atar. Uykusunu da­ğıtmamak için gözleri yan kapalı, ye­rinden bile doğrulmadan eliyle masayı yoklar, bir iki defa boşluğa uzanır, so­nunda saati bulur; düğmesine basar, saat susar, adam uyur. Saati kim kur­du? Kim durdurdu? İdeallerini kurman yetti mi? An, yapmak ânı. (A. Ali Ural)

 

Bilmek başka, istemek başka şey. İnsan hiçbir şey yoktur ki, arzu etsin de yapamasın. Yapamadığı şeyi mutlaka yapmak istemediği, inanarak istemedi­ği, isteği eksik kaldığı için başarama­mıştır. insan çoğu kere “Elimden gele­ni yaptım!” diyerek yaptıklarını yeter­li bulur. Aslında bir kaçıştır bu. İnsan bütün mazeret kapılarını kapadığı, en­gel olarak sadece kendini gördüğü ve soruyu yalnız kendisine yönelttiği za­man aksiyona yönelir. Öyle bir ân ge­lir ki, istemenin anlamı gemileri yak­maktır. Nitekim Siraküza “ tiran” ı Agatokl, Afrika sahilinde; Bizans İm­paratoru Jüliyen, İran hükümdarı Şapur’a karşı; Giyyom İngiltere sahiline çıkınca; Tank b. Ziyad da Afrika’dan Ispanya’ya çıkınca vizigotlara karşı gemileri yakarak zafer kazanmışlardı.

Sebat güçlükleri yenen silahların en büyüğü. Ünlü Fransız ressam Cesar Ducomet’in doğuştan iki kolu yoktu ama resme karşı büyük kabiliyeti var­dı. Küçük yaşta ayağıyla tuttuğu kö­mür parçasıyla resimler çizerdi. Sonra Paris’e gitti, resim tahsili yaptı, ünlü bir ressam oldu. Milton gözlerini kay­bettiği zaman yılmamış, çalışmalarını bütün çabasıyla sürdürmüş, en büyük eserlerini hayatının en çok acı çektiği bu devresinde vermiştir.

“Hayat hare­kettir, hareketsizlikse ölüm.” Levis Morris

“Yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir ye­re ulaştırmaz” B. Shaw

“İnsanların en büyük dostu zorluklardır.” Casson

Güçlükler yalnız bizi terbiye et­mekle kalmaz, ileride yapacağımız mücadeleler için bize güç kazandırır. “Çözümde görev almayanlar proble­min bir parçası olurlar.” Goethe Problemin üstüne yürüyemeyen in­san, çocuğun karanlıkta şarkı söyle­diği gibi bir gizli korkunun, kaçışın içindedir. Bu korku ve çekingenliktir yıllar boyu süren, büyüten tehlikeyi!

Karşılaşılan her güçlük, tehlike, aşılması mutlaka gereken bir engel­dir. Hayat aksiyondur, dayan! Seba­tın yerini hayatta hiçbirşey tutmaz. Amacına ulaşmak istiyorsan her zor­luğa göğüs ger, her ızdıraba katlan. Azminin her kırılışında, güttüğün ga­yeyi düşün! Rüzgâr yoksa kürek çek; arıyı, ağaç kurdunu, karıncayı hatırla.

Her şeyin bedeli var. Kanadını çırparak dala yükselir kuş, oturup boş yere çırpınmak neye yarar? Önce se­bep göster, sonra ümitten söz et; ha­yat aksiyondur, dayan! Nerede bir ira­de varsa orada bir yol vardır. Rüzgâr yoksa kürek çek. Bu kainatın en muh­teşem manzarası, karşılaştığı güçlük­lerle savaşan bir adamdır!

“Bazen kü­çük bir hareket asırlar sonra doğacak bir inanışı hazırlar. Ve bir kanaat, is­yan, iman, asırları sarsacak hareke­tin başlangıcı olabilir.” Nurettin Topçu

Bir damla yağmurun denize fay­dası vardır. Her şeyin, herkesin yeri ve değeri ayn. Gelecek, her insanın kendi kudretince görevini yerine ge­tirmesine bağlı. İnsanın küçük sanı­lan katkıları sonuca şekil verir. Bu­günkü aksiyonun ürünü olur yarın.

Kederi sevince çevirebilmek için biraraya gelmeli. Bu güç, oluş, kim- bilir belki de seninle tamamlanır.

Karanlık ışığın olmadığı yerde­dir. Do, re, mi, damlalar, hüdhüd, küçük flüt; gelin, toplanın! Haydi! Işığın zaferine koro halinde şarkı!

“Küçük şey yoktur” gerçeği anla­şıldığı zaman “Sonuçları değil, baş­langıçları değiştirmek gerek” Alain

İnsanoğlu kendince gereken bazı şeyleri yerine getirdikten sonra sadece küçük birşeyin eksik olduğunu sanmış ve önemsiz saydığı bu şeyin, sonucu etkilemeyeceğini düşünmüştür. Bu önemsiz şeyse her zaman sayısız, sonu gelmez kötülüklere yol açmış, eski bir kötülüğün son küçük parçası gibi gö­rünen şey yeni bir kötülüğün başlangı­cı olmuştur. İnsanlık yüzyıllardır hep güzel bir dünya kurmanın özlemiyle yaşadı. Bunu gerçekleştirebilmek için göremediği, düşünemediği tek şey “küçük şey” gerçeğiydi.

“Kalbin hacmini, ihata ettiği muhabbetler tayin eder. ”  Cenab Şahabeddin

 

Kemal Ural

Genç Beyin Sayı:87 Sayfa:49

10 YORUMLAR

  1. Gerçekten çok kyifle ve zevkle okuduğum bir makale türü gerçekten çok memnun kaldım ve herkese bu makaleyi okumalarını tavsiye ediyorum..teşekkürler..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz