Öğretimde yeni bir model (Kişiye Özgü Öğretim)

2
174

Öğrenme stilleri de tıpkı parmak izi gibi kişiye özgüdür. Kişiye Özgü Öğretim Modeli Türkiye genelinde yaygınlaşıyor. Modelin okullarda şiddeti ve sınıf tekrarını azaltacağı belirtiliyor. Öğrenme tarzları ne kadar iyi bilinirse öğrencilerin başarılı öğrenim tecrübesi kazanmasına o kadar yardım edebiliriz. Peki, nedir bu model?

  1. Modelin uygulanması için önce ilköğretim 6. sınıftan itibaren bütün müfredatın gen haritası çıkarılıyor.
  2. Sonraki adımda öğrencilere kişisel öğrenme stili testi yapılıyor. Her insanın parmak izi nasıl farklı, kendine hassa, öğrenmesinin de farklı olduğundan hareketle nasıl öğreneceği öğrenciye aktarılıyor. Böylece daha kısa sürede, verimli öğrenmesi hedefleniyor.

Öğrenme stili nasıl belirleniyor?

Herkesin kendine has bir öğrenme stili var. Öğrenme stilleri kişinin yeni ve zor bilgiyi öğrenmeye hazırlanırken, öğrenirken ve hatırlarken farklı ve kendine has yollar kullanmasıdır.

Bir öğrenme stili diğerinden iyi veya kötü değildir. Herkes hayatı boyunca bütün stilleri kullanmakta, ancak birini daha fazla tercih etmektedir.

Kişiye özgü öğretim modeli öğrencilerin öğrenme tarzlarındaki farklılıkları belirlemeyi, bu farklılıkları esas alarak öğretim sürecini plânlamayı hedefliyor. Farklılıkların belirlenebilmesi için gerekli verileri temin etmemizi sağlayacak en önemli kaynaklardan biri Kişisel Öğrenme Stili Testi. Testi öğrencinin hangi ortamlarda, ne şekilde çalışmasının daha verimli olabileceği konusunda öğrenci ve veliyi bilgilendirmek üzere oluşturulmuştur.

Özetle test öğrencilerin nasıl öğrenebileceklerini belirliyor. Öğrencilerin stillerini bilip sınıfa giren öğretmen dersi o sınıfın yapışma göre anlatıyor. Öğrencilerin çoğu işitsel anlama motiflerine sahipse daha çok bu motifleri kullanıyor. Görsellik ağır basıyorsa görselik ağırlıklı anlatıyor. Amaç öğretmenin sınıfı iyi tanıyıp ders vermesi. Test uygulaması anaokulundan lise sona kadar yapılıyor. Test sonucunda: * Öğrencinin ders çalışmaya başlama davranışı, * Zorluklar karşısındaki tutumu, * Ders çalışmadaki sürekliliği ve konsantrasyonu, * Birden fazla işi aym anda yapıp yapamaması, * Çalışma gruplan tercihi, * Otoriteyle çalışma tercihi, * Fiziksel çevre tercihi, * Çalışma saatleri tercihi, * Bilgiyi algılama yollan, * Düşünme biçimleri hakkında ayrıntılı veriler elde edilir.

Öğrenme pencereleri nedir?

öğrencinin öğrenme sürecindeki en önemli basamaklarından biri de, sınıf ortamı dışında yapılan tamamlama ve pekiştirme süreçleridir. Ders dışı çalışmalar öğrencilerin kişisel çalışma ortamı tercihleri göz önünde bulundurularak düzenlendiği takdirde öğrenme süreci daha verimli olacaktır. Bu sebeple öğrenme pencereleri öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarına, öğrenme stillerine uygun çeşitlendirilmiştir:

  1. Bireysel öğrenme pencereleri: Tek başına çalışarak öğrenen öğrenciler için oluşturulmuş, kabinler şeklinde tasarlanmış öğrenme ortamlarıdır.
  2. Grupla öğrenme pencereleri: Öğrencilerin küçük gruplar halinde işbirligiyle birlikte çalışmalarım esas alan interaktif öğrenme, öğretme metodudur.
  3. Aktarıcı eşliğinde öğrenme pencereleri: Benzer akademik birikime sahip öğrenci grubunun öğretmen eşliğinde çalışmasıdır. Özellikle konu eksiği olan, konuyu bir kez daha dinlemesi gereken öğrencilerin tamamlama amacıyla faydalanacağı ortamlardır.
  4. Bütünsel öğrenme pencereleri: Bu öğrenciler daha çok rahat ortamlarda, yaparak ya da yaşayarak öğrenebilirler. Meselâ mindere uzanarak, müzik dinleyerek, loş ışıkta çalışarak dersleri daha iyi kavrayabilirler.

Öğrenmeyen öğrenci kalmasın!

Derslerin daha iyi kavranması için kişiye özel öğretim modeli şart. Bu modelde öğrencilerin öğrenme stili belirleniyor, öğretmenler buna göre ders anlatıyorlar. Türkiye’de eğitim belli sınavlara kilitlenmiş durumda. Oysa öğrencinin hedefini sınavlara yöneltmek yerine dersleri daha iyi kavramasını sağlamak lâzım. Bunun için de sınavı öğrenme aracı yapmak gerekiyor ki, öğrenmeyen öğrenci kalmasın.

Başarı nasıl değerlendiriliyor?

Sistemin ikinci ayağı ölçme ve değerlendirme. Akıllı Ölçme ve Değerlendirme Sistemi (AKORD) yöntemiyle öğrencinin anlatılanları neden anlamadığı belirleniyor. AKORD sınavları öğrenme aracı olarak kullanıyor. Yazılı, sözlü ve test sınavlarla öğrencinin neden yapamadığı ortaya çıkıyor.

Sistemin üçüncü ayağı TV. 4. sınıftan lise sona kadar bütün müfredat konulan videoya kaydediliyor. Öğrenci eksik konulan buradan dinleyebiliyor.

Modeli hayata geçirirken yaşanacak zorluklar neler?

En Önemli konu, öğretmenin işe sahip çıkması. Bu da öğretmenlere bu konuda iyi eğitim verilerek aşılıyor. Geçen yıl 246 bin öğrenci sınıfta kaldı. Okuldan kopma sebeplerinin %28’i dersleri iyi kavramamak. Dersi sevdireceksin. Bu model onu yapacak.

Kaynaklar
Genç Beyin

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz