El yazısı ve karakter analizi

1
168

Şimdi soracaksınız: Yazıyla karakterin ne ilişkisi olabilir? Bunu şöyle açıklamak hepinizi ikna etmeye yetecek sanıyorum: “Yazı nedir?” diye düşünürseniz, en basit anlamıyla iç dünyamızın dışa yansımasıdır. Aklınıza “Yazı bize nasıl öğretildiyse öyle uyguluyoruz!” cümlesi gelebilir. Evet, öğreniyoruz; ancak uygulanış şekliyle insandan bir iz taşıyor. Parmak izinde ve ses tonunda olduğu gibi kesindir, şahsîdir. İç dünyamızdaki bütün çalkantıları ve durgunlukları el yazısında görebiliyoruz. Yazı tipinden karakter analizini, yani “grafoloji” günümüzde modem bilim dünyasında var. Hangi alanlarda kullanıldığını öğrendiğinizde şaşırabilirsiniz.

Önceleri imzalann gerçek sahiplerine ait olup olmadıklarından emin olmak için kullanılan bu metod şimdi hastalıkların teşhisinde tıpta, suçluların teşhisinde adlî alanda, meslek belirlenmesinde rehberlikte ve sosyal yapının her düzeyinde kullanılıyor. Kuruluşlar bu metodu bünyelerinde birer el yazısı analisti bulundurarak yapıyorlar. Daha emekleme safhasında ama çok kısa sürede çekici bir psikolojik araştırma yöntemi haline geldi. Aralarında yaşadığı zamana damgasını vurmuş büyük lider, komutan, sanatkârların bulunduğu binlerce kişinin el yazısının deneysel incelemesi yapılmış, sonuçlar objektif olarak değerlendirilmiş ve belli özellikler tesbit edilmiştir. Şimdi size bu konu hakkında dikkatinizi çekecek birkaç noktadan bahsedeceğim: Analizde önce el yazısının eğrilik durumuna bakılır. Bu duygusal tipi belirler. Yazı sağa doğru eğildikçe verilen kararlarda duygu ön plâna çıkmaya başlar. Sola doğru eğim, içine kapanıklığın belirtisidir. Sağa yatık yazılar duygusal etkileri üzerinden atamayan kişi tipidir. İkinci safha, yazının koyuluk ve kalınlığıdır.

Bu, davranış derinliğini gösterir. Çok silik ve ince yazılar bir dakika önceki duygusal derinliği bile devam ettiremeyenlerdir, fazla affedicidirler. Orta kalınlıkta ve koyuluktaki yazılar duygusal davranıştaki devamlılığın belirtisidir, ancak zaman geçtikçe bu duygudan arınılır. Hafif sağa eğik, orta kalınlık ve koyuluktaki yazılar insanları heyecana sürükleyen ve savaşlarda ön saflarda yer alanlarındır. Çok koyu ve kalın yazanlar duygusal davranışlarını hep devam ettirirler. Onlarla barış yapmak zordur, kin tutarlar. Üçüncü safha harflerin durumu, bağlantıları ve çengellerin kullanımıdır. Bunlardan sadece T, L ve D durumundan bahsedeceğim.

T çizgi durumu: Yüksekte olması hedeflerin yüksekliğini, gövde üzerinde yüzüyor olması hedeflerin silikliğini, çok altta olması hayata seyirci kalındığını belirtir. Üst çizginin koyuluğu irade gücünü gösterir. Bir işi başarmadaki kararlılığı buradan görebilirsiniz.

L ve D harflerinin uzunlukları: Kendini ve hedeflerini beğenmeyi ifade eder. Burada konuya ilginizi çekmek için yüzeysel birkaç bilgi verdim. Önemli olan yazıda bu özelliklerin devamlılığıdır. Yani birkaç kelimeyle analiz yapmak yanıltıcı olabilir. Ayrıca bu analizi uzman kişilerin yapması gerekir. Yanlış değerlendirmeler üzücü sonuçlara sebep olabilir. Çok az bilgiyle yapılan analiz kahve falından öteye gitmez.

R harflerinin düz üstlü oluşu: Onun aynı zamanda çok güçlü bir keşfedici güce sahip olduğunu belirtir. Hafızası son derece güçlüdür, çünkü her i noktası gerekli yere konmuştur.

Y harflerinin kuyruğu: Dostlarını çok dikkatle seçtiğini belirtmektedir.

T harflerinin üst çizgisi: Onun yüksek hedeflere sahip olduğunu, eğimiyse başkalarına hükmetmeyi sevdiğini ve t harfinin gövdesinin yapısıysa onun genelde attığı adımı bilen bir tavırda olduğunu göstermektedir.

Ş harflerinin kuyrukları ve imzanın son işareti: Onun son derece kesin kararlara sahip birisi olduğunu gösteriyor. Kendisinden çok emin görünmektedir.

Kaynaklar
Genç Beyin

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz