Çocuk eğitiminde ÇOK ÖNEMLİ HATIRLATMA

0
106
bebek

Çocukta bir problem varsa çözmek için hatayı önce kendimde, sonra annesinde, abla ve ağabeylerinde, sırasıyla yakın temas halinde olduğu arkadaş, komşu, akraba çevresinde ve en son çocukta ararım. Çünkü hatayı önce çocukta aramak hem yanlış, hem de kolaycılığa kaçmak olur.

Benim genel prensibim var: Allah’tan her şeyin kolayım iste ama kolaycılıktan kaçın. Kolaycılığa kaçan insan büyük iş yapamaz. Daldaki taze meyvede bozukluk var ve siz hatayı meyvede görüyorsunuz. Ağaca ve o meyvenin yetişmesindeki şartlara bakmıyor, dolayısıyla da o şartlan düzeltmeye çalışmayı düşünmüyorsunuz. Genleri bozarsan ne olur? Hilkat garibesi bir yapı çıkar ortaya. Toplum hayatında bu yoğun olarak yaşanıyor. Günümüzde toplumu kendi içinden ayakta tutan yapı taşlan hükmünde olan İnsanî, ahlakî, manevî dinamikler sarsıntı içinde. Yani genlerde bozulma var. Bunun sonuçlan aile hayatlarında, insanlarda ve toplumlarda kendini acı acı gösteriyor. Böyle bozuk atmosferde hatayı önce çocukta aramak yanlış olmaz mı?

Çocuğumun ağzından hoş olmayan, terbiye ve nezaket dışı bir söz çıkıyorsa, büyüklerine gerektiği gibi saygılı ya da küçüklerine şefkatli ve anlayışlı değilse, kaba ve ukalâysa ya da mutlaka yapması gereken şeyde tembellik veya üşengeçlik gösteriyorsa “Eyvah!” der, içim sızlayarak hemen kendime döner, önce kendimi sorgulanın. Çocuğun hatalarını kendimde bulabilirsem, vakit kaybetmeden düzeltmeye ve bunu da en kısa zamanda çocuğa bir vesileyle göstermeye çalışırım. Meselâ çocuk yalan mı söylüyor? Acaba çocukta benim hakkımda bir şekilde öyle bir intibâ mı oluştu? Ya da çocuk üzerindeki baskımız böyle olumsuz sonuca mı yol açtı? Bütün bunları tek tek düşünür ve araştırırım. Hata bende değilse, sırasıyla başkalarına bakarım ve onların hatalarını düzeltmeleri için yerine göre doğrudan ya da dolaylı müdahalede bulunurum. Bu başka kişiler aile dışındaysa onu çözmenin yollarım arar, gerekirse çevre ya da arkadaş değiştirmenin yollarım araştırırım.

Nasreddin Hoca’ya maledilen fıkra meşhurdur: Hoca evinin avlusunda eğilmiş, bir şeyler aramaktadır. Gören dostlarından biri sorar: “Hayrola hocam, ne arıyorsun?” “Yüzüğümü kaybettim de onu arıyorum,” “Nerede kaybettin?” “Ahırda” “Allah Allah! Hiç ahırda kaybolan şey avluda aranır mı hocam?” “Ama orası karanlık birader!” İşte bu, bulmamaya odaklanmış bir aramadır. Bunu çocuk eğitimine uygulayalım: Yanlış gördüğümüzde işin kolayına kaçıp kusuru hemen çocukta aramaya kalkışmak yerine; çocuk dünyaya tertemiz geldiğine göre önce yetişmesinde etkili olanlara sırasıyla bakmak, meseleyi çözmek için hatayı önce oralarda aramak gerekmez mi? Aksi takdirde işe yanlış yerden başlanmış olur ve sonuç alınamaz.

Suç kimin?

Yazık, yazık şu bahçede açan güle; Kendi çok güzel, bakımı yok neyleyim! Fakat bunda o zavallının suçu ne; Varayım bunu bahçıvana söyleyim…

Yazan
Ahmed Maraşlı

Kaynaklar
Genç Beyin

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz